Başlıkları göster

boşluk

07.01.2018 20:43
İngilizce-Türkçe çeviri
boşluk, açıklık, gedik, açık yer.
a gap in his memory: hafızasında bir boşluk.
He felt a gap DEVAMINI OKU
aralık, fasıla, mesafe, süreksizlik.
There's a gap of 2 miles between us and the nearest house.
ayrılık, fark, görüş/fikir ayrılığı/farkı, ihtilâf, anlaşmazlık, uyuşmazlık, uygunsuzluk.
the generation DEVAMINI OKU
yarık, yarma vadi, iki dağ arası.
eksiklik, noksanlık.
My diary is not complete, there are several gaps in it.
yar(ıl)mak, yarık aç(ıl)mak, ayrılmak, aralık/boşluk meydana getirmek, yol açmak.
İngilizce-Türkçe çeviriler: Atalay Sözlüğü, 1. Basım
İngilizce-Türkçe İlgili Terimler
fill in the gap in one's education eğitimindeki boşluğu doldurmak Fiil
gap in one's knowledge bir kimsenin eğitimindeki eksiklik
air gap hava boşluğu
air gap hava aralığı
balance of payments gap ödemeler dengesi boşluğu
block gap blok aralığı
bridge a gap bir boşluğu doldurmak, süreklilik sağlamak, noksanı telâfi etmek.
That will bridge over the difficulty: DEVAMINI OKU
bridge the gap farklarını çıkarmak Fiil
bridge the gap bir aralık üzerine köprü kurmak Fiil
capacity utilization gap kapasite kullanım boşluğu
capital gap sermaye boşluğu
close a gap boşluk doldurmak Fiil
communication gap iletişim kopukluğu
credibility gap belirtilenle gerçek arasındaki tutarsızlık
cultural gap iki kültür arasındaki fark
deflation gap deflasyon açığı
deflationary gap deflasyon doğurucu açık
deflationary gap deflasyonist açık
digital gap dijital fark (Kaynak: CEDEFOP) İsim, Eğitim
dollar gap dolar açığı: bir ülkenin ABD'ne satış ve yatırımlardan elde ettiği gelir ile yaptığı ödemeler arasındaki fark İsim
expulsion gap dışarı atış açıklığı
external gap dış açıklık
file the gap gedik kapamak Fiil
fill a gap boşluğu doldurmak Fiil
financial gap mali boşluk
food gap gıda maddeleri eksikliği
full employment gap tam istihdam açığı
full employment gap tam istihdam
generation gap nesillerarası uyuşmazlık: aile ile çocuklar arasındaki görüş farkından doğan anlaşmazlık.
gross national product gap tam çalışma boşluğu
have the gift of the gap ağız laf yapmak Fiil
housing gap konut yeri kıtlığı
income gap gelir boşluğu
income gap gelir açığı
inflationary gap bir ekonomideki toplam harcamalar ile (özel sektör ve kamu) tam istihdamı sağlamak için gerekli olan harcamalar arasındaki fark
inflationary gap vergi ve iç borçlanma ile sağlanan gelirlerin üzerinde kalan kamu harcamaları İsim
inflationary gap enflasyonist açık
inflationist gap enflasyon açığı
inflationist gap (hükümet harcamaları) enflasyon açığı (toplam talebin toplam arzı aşan kısmı
interblock gap öbeklerarası aralık
interword gap kelimeler arası boşluk
language gap dil eksikliği
legal gap yasal boşluk İsim, Hukuk
market gap piyasa boşluğu
money gap finansman boşluğu
operate on an income gap gelir açığı ile iş görmek Fiil
pay gap ücret farkı
payments gap ödemeler açığı
price gap fiyat boşluğu
reverse yield gap sabit faizli menkul kıymetlerin endüstri hisse senetlerinden daha çok verim vermesi durumu
reverse yield gap ters getiri farkı
rod gap çubuk açıklığı
savings gap tasarruf açığı
seal a gap bir deliği kapatmak Fiil
seal a gap bir boşluğu doldurmak Fiil
seal a gap bir deliği doldurmak Fiil
seal a gap bir aralığı kapatmak Fiil
stop a gap bir boşluğu doldurmak Fiil
stop gap yedek
stop gap derme çatma düzen
stop gap idarei maslahat
technological gap teknolojik boşluk
technological gap teknik boşluk
the dollar gap dolar açığı
trade gap ticaret açığı İsim, Ekonomi
water gap (iki dağ arasındaki) derin dere, koyak, geçit. İsim
widen a gap bir boşluğu genişletmek Fiil
wind gap dağ boğazı: dağlar arasında akarsu geçmeyen boğaz. İsim
yield gap adi hisse senetleri ile birinci sınıf menkul kıymetler yatırımları arasındaki ortalama getiri farkı
GAP Agricultural Research Institute GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü İsim, Kurum İsimleri
gap analysis ayrım çözümleme Bilgi Teknolojileri
gap digits aralık sayıları İsim
GAP International Agricultural Research and Training Center GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi İsim, Kurum İsimleri
gap in a conversation bir konuşma sırasında yer alan ani sessizlik
gap in an argument bir savdaki boşluk
gap in interest rates faiz hadlerinde düşme eğilimi
gap in the defence bir savunmadaki boşluk
gap in the law kanunda boşluk
gap length aralık uzunluğu
gap loan köprü kredisi
bridge a gap in the market piyasa boşluğunu kapatmak Fiil
bridge a gap in the market piyasadaki bir boşluğu doldurmak Fiil
bridge/close/fill/stop a gap (in) eksikliği/noksanı tamamlamak, boşluğu doldurmak, noksanı gidermek/telâfi etmek, ayrılığı/ihtilâfı gidermek. DEVAMINI OKU
stop gap aid geçici yardım
stop gap loan köprü kredisi
technological gap hypothesis teknoloji açığı hipotezi
İngilizce-Türkçe terim çevirileri: Zargan Ltd.
Türkçe-İngilizce İlgili Terimler
GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü GAP Agricultural Research Institute İsim, Kurum İsimleri
GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi GAP International Agricultural Research and Training Center İsim, Kurum İsimleri
Türkçe-İngilizce terim çevirileri: Zargan Ltd.
İngilizce - İngilizce
noun. An opening in a solid structure or surface; a cleft or breach: wriggled through a gap in the fence; a large gap in the wall where the artillery shell had exploded.
noun. A break in a line of defense.
noun. An opening through mountains; a pass.
noun. A space between objects or points; an aperture: a gap between his front teeth.
noun. An interruption of continuity: a nine-minute gap in the recorded conversation; needed to fill in the gaps in her knowledge.
noun. A conspicuous difference or imbalance; a disparity: a gap between revenue and spending; the widening gap between rich and poor.
noun. A problematic situation resulting from such a disparity: the budget gap; the technology gap.
noun. A spark gap.
noun. Computer Science An absence of information on a recording medium, often used to signal the end of a segment of information.
noun. Electronics The distance between the head of a recording device and the surface of the recording medium.
verb. To make an opening in.
verb. To be or become open.
from The American Heritage® Dictionary of the English Language, 4th Edition

27.03.2018 10:19