Başlıkları göster

102. zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, rabbinin yakalaması işte böyledir! şüphesiz onun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.
(bkz: hud suresi)

07.09.2012 03:40
Ve kezâlike ahzu rabbike izâ ehazel kurâ ve hiye zâlimeh(zâlimetun), inne ahzehû elîmun şedîd(şedîdun).

1. ve kezâlike : ve onun gibi, böyle, böylece
2. ahzu : yakalaması, alması
3. rabbi-ke : senin Rabbin
4. izâ : olduğu zaman
5. ehaze : aldı, yakaladı
6. el kurâ : belde, ülke, ülkeler, ülke halkı
7. ve hiye : ve o
8. zâlimetun : zulmetmek, zulüm işlemek, zalimdir
9. inne : muhakkak, gerçekten
10. ahze-hu : onun yakalaması, cezası
11. elîmun : elîm, acı
12. şedîdun : şiddetli
İmam İskender Ali Mihr : Halkı zalim olan ülkeleri ahzettiği zaman senin Rabbinin yakalaması işte böyledir. Onun ahzı (yakalaması), muhakkak ki çok şiddetlidir, çok elîmdir.
Diyanet İşleri : Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O’nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte Rabbin, zulmeden şehirleri böyle alıverir, aldığı, azâbına uğrattığı zaman da şüphe yok ki onun kavrayışı pek elemlidir, pek çetindir.
Adem Uğur : Rabbin, haksızlık eden memleketleri (onların halkını) yakaladığında, onun yakalayışı işte böyle (şiddetlidir). Şüphesiz onun yakalaması pek elem vericidir, pek çetindir!
Ahmed Hulusi : Rabbinin, zâlimlerin olduğu şehirleri yakalaması işte böyledir! Muhakkak ki O`nun yakalaması çok acı verici ve şiddetlidir!
Ahmet Tekin : Baskıyı, zulmü, işkenceyi, isyanı ve küfrü alışkanlık haline getiren, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen bir memleketi cezalandırırken, senin Rabbin işte böyle cezalandırır. Onun cezalandırması çok can yakıcı, çok inletici, çok müthiştir.
Ahmet Varol : Rabbinin, zulmeden şehirleri yakaladığında yakalaması işte böyledir. Şüphesiz O`nun yakalaması pek acı, pek şiddetlidir.
Ali Bulaç : Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı zaman... Rabbinin yakalaması işte böyledir. Gerçekten O`nun yakalaması pek acı, pek şiddetlidir.
Ali Fikri Yavuz : İşte Rabbin, zulümkâr memleketleri çarptığı zaman, böyle yakalayıp çarpar. Doğrusu onun cezalandırması çok acıklıdır, pek şiddetlidir.
Bekir Sadak : Allah, kasabalarin zalim halkini yakalayinca, boyle yakalar; yakalamasi da siddetli ve elimdir.
Celal Yıldırım : İşte Rabbin kasabalar halkını —zalimlikleri üzere— yakaladığı zaman böyle yakalar. Şüphesiz ki, O`nun yakalaması çok elîm ve şiddetlidir.
Diyanet İşleri (eski) : Allah, kasabaların zalim halkını yakalayınca, böyle yakalar; yakalaması da şiddetli ve elimdir.
Diyanet Vakfi : Rabbin, haksızlık eden memleketleri (onların halkını) yakaladığında, onun yakalayışı işte böyle (şiddetlidir). Şüphesiz onun yakalaması pek elem vericidir, pek çetindir!
Edip Yüksel : İşte Rabbin, zulmetmekte olan kentleri yakaladığı zaman böyle yakalar. O`nun yakalaması acıdır, çetindir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve işte rabbın medeniyetleri zulmederlerken çarptığı vakıt böyle çarpar, çünkü onun muahazesi çok elîm, çok şiddetlidir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte Rabbin, zulmetmekte olan medeniyetleri çarptığı zaman böyle çarpar; çünkü O`nun cezası çok acı, çok çetindir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte Rabbin, zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O`nun cezası çok acı, çok çetindir.
Fizilal-il Kuran : İşte Rabbin, zalim halkların şehirlerinin yakasından tutunca böyle tutar. Hiç kuşkusuz O`nun yakaya yapışması pek sert ve acıklıdır.
Gültekin Onan : Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı zaman... rabbinin yakalaması işte böyledir. Gerçekten O`nun yakalaması pek acı, pek şiddetlidir.
Hasan Basri Çantay : Rabbinin yakalayışı — (ahâlîsi) zulmeder halde bulunan memleketleri yakaladığı zaman — işte böyle (olur). Şübhesiz ki Onun çarpması (cezası) pek acıklıdır, pek çetindir.
Hayrat Neşriyat : İşte, (halkı) zâlim bir hâlde bulunan şehirleri (azâbıyla) yakaladığı zaman, Rabbinin yakalaması böyledir. Şübhesiz ki O’nun yakalaması, pek elemlidir, pek şiddetlidir!
İbni Kesir : İşte böyledir Rabbının yakalayışı; kasabaların zalim halkını yakaladığı zaman. Çünkü O`nun yakalaması hem şiddetli, hem de acıklıdır.
Muhammed Esed : İşte senin Rabbin, tepelediği zaman böyle tepeler; halkı zalim olan kasabaları. Gerçekten de O`nun tepelemesi çok acı verici, çok zorludur!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve işte Rabbin yakalaması böyledir, karyeleri zalim oldukları halde yakaladığı zaman, şüphe yok ki O`nun yakalaması pek acıklıdır, pek şiddetlidir.
Ömer Öngüt : Halkı zâlim olan memleketi Rabbin yakaladığı zaman işte böyle yakalar. O`nun yakalaması pek acı ve pek şiddetlidir.
Şaban Piriş : Rabbin, zalim ülkeleri böyle yakalar. Şüphesiz O’nun yakalaması acı verici, şiddetlidir.
Suat Yıldırım : Halkı zalim olan ülkeleri cezaya çarptırdığı zaman Rabbinin çarpması işte böyle olur! Şüphesiz ki O’nun çarpması pek acı, pek çetindir!
Süleyman Ateş : İşte Rabbin zulmeden kentleri yakaladığı zaman böyle yakalar. Doğrusu O`nun yakalaması, çok acı ve çok çetindir.
Tefhim-ul Kuran : Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya kuşakları) yakaladığı zaman, Rabbinin yakalayıvermesi işte böyledir. Gerçekten O`nun yakalayıvermesi pek acıklı, pek şiddetlidir.
Ümit Şimşek : Ahalisi zalim olan beldeyi Rabbin yakaladığı zaman işte böyle yakalar. Onun yakalayışı gerçekten pek acı ve pek şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbin zulme sapan kentleri/medeniyetleri çarptığı zaman, işte böyle çarpar. O`nun çarpması gerçekten korkunçtur, şiddetlidir.

05.02.2013 00:19
önceki ayet:
(bkz: hud suresi 101)
sonraki ayet:
(bkz: hud suresi 103)

11.04.2013 13:32
102. Such is the Chastisement of thy Lord when He chastises communities in the midst of their wrong: grievous, indeed, and severe is His chastisement.

24.05.2013 20:36