Başlıkları göster

to trigger tetiklemek fiil
to trigger başlatmak fiil
to trigger ortaya çıkarmak fiil
to trigger tetiği çekmek fiil


to trigger ateşlemek fiil
to trigger çalıştırmak fiil
to trigger harekete geçirmek fiil
to trigger off tetiklemek fiil
to trigger off başlatmak fiil
to trigger off ortaya çıkarmak fiil
to pull on the trigger tetiği çekmek fiil
to pull on the trigger ateşlemek fiil
to pull the trigger tetik çekmek fiil
to pull the trigger tetiği çekmek fiil
to trigger a chain reaction zincirleme reaksiyon başlatmak fiil
to trigger a memory bir anıyı canlandırmak fiil
to trigger a memory birdenbire birşeyi hatırlatmak fiil
to trigger a strike münasebetsiz iş yapmak fiil
trigger tüfek tetiği
trigger zembereği serbest bırakan cihaz
trigger dürtü
trigger başlatmak .
trigger mandal
trigger tetik
trigger man (US) cinayet işlemeyi üstlenen gangster
trigger off neden olmak (birbirini izleyen olayların çıkmasına neden olmak ; içini dökmek ;
trigger- happy ateş etme meraklısı
trigger- happy eli tetikte olma
trigger- happy panik içinde hemen savaşa karar verme
to have one`s finger on the trigger to pull the trigger quick on the trigge parmağı tetikte olmak ; tetiği çekmek ; eli tetikte ; hazırcevap ; kafası çabuk işler .
trigger antidumping measures trigger of investments uluslararası fiyatların indirilmesine karşı önlemler almak ; yatırımları başlatmak .


10.12.2012 17:59
trigger
Definition
Climate change might CAUSE many environmental disasters.

08.03.2018 14:27